Doğal ilaçlar

Günümüzün vebası ne diye sorsanız size hemen depresyon derdim siz de bana ama o öldürmüyor derdiniz. Yok işte öldürmüyor ama inanın süründürüyor. Bazen ölmek bu durumdan daha iyi düşünenler bile oluyor işte bu yüzdendir ki intihar vaka sayısı arttı. Ruh haliniz sürekli kötü ise depresif modda geziyorsanız, çoğumuzda olduğu gibi sabah uyandığınızda içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyorsa kötü haberi benden duymuş olmayın ama depresyon kuşağındasınız. Basit bir depresyon geçiriyor olabilirsiniz ve muhtemelen atlatmak için ilaca ihtiyacınız yok. Çok daha iyi hissetmenize yardımcı olacak doğal ilaçları keşfetmek için bu yazımı okumaya devam edin. Aslında travesti dostlar ilaçlara sarılmadan önce bunu mutlaka okumalı ve doğal ilaçlarla bu gidişata bir dur demelisiniz. Sarı kantaron olarak bilinen Hypericum perforatum, hafif depresyonların tedavisine ve anksiyeteyi kontrol etmeye yardımcı olmada demlenerek kullanılır. Etki mekanizmasının nasıl meydana geldiği bilinmese de, sarı kantaron kullanan kişilerde görülen neşe gibi olumlu etkiler sebebiyle, bilimsel çalışmalar bu bitkinin doğal bir antidepresan olarak kullanılabileceğini destekliyor. Depresyonu doğal yollarla yenmek için mabet ağacı kullanılabileceğine dair de bilimsel kanıtlar mevcuttur. Antidepresan ilaç tedavisine yanıt vermeyen bir grup hastayla 1993 yılında bir çalışma yapılmış ve bu hastalara günde üç kez 80 mg mabet ağacı özü verildiğinde iyi sonuçlar alınmıştır. Görünüşe göre bu öz, beyindeki serotonin seviyesinin artmasına yardımcı olmuş ve iyi hissetmeyi sağlamıştır. Kötü hissettiğinde buzdolabına saldırmaya karar verenlerden misiniz? Benim tanıdığım Ankara travestilerinden Bade böyle biri ama o da yer yer kilo almaz.  Hadi bakalım kilo almadan yiyebileceğimi depresyona iyi gelen meyve ve sebzeler nelermiş; Muz – Genellikle kan şekeri düşünce insanın ruh hali kötüleşir ve olumsuz düşüncelere kapılır. Muz bol miktarda şeker ve triptofan içerir. Triptofan, “mutluluk hormonlarından” biri olan serotoninin bir ön-maddesidir. Çikolata –  Çikolatanın içindeki şeker ve kakao yağı, triptofanın vücut tarafından daha kolay emilmesine yardımcı olup serotonin üretimini arttırır. Ayrıca, sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip feniletilaminler içerir. Muzlu çikolata olsa ben hiç hayır demem eminim benim gibi düşünen sayısı da hiç a değildir. Sağlıkla kalın hoşça kalın İclal.

Kalp sağlığı için aşk

Aşk ne güzel şeydir. İnsan bir kere yakalandı mı mutluluğun içinde buluverir kendisini. Aşık olmak zevkin birinci maddesi olan endorfinin salğılanmasını sağlar. Yaşam kalitemiz artıverir. Kalp sağlığımız için aşık olmamız gerekiyor. Aşık olmak kalbe iyi gelir, zevk ve mutluluk veren endorfin hormonunun salgılanmasında da yardımcı olur. O zaman sevgili travesti dostlar kendimize bir aşk bulmamız gerekiyor tabi eğer hala aşık değilsek. Eğer aşkımız varsa aman aldatmayalım, sadık kalalım.Bu sayede hem kalbiniz hem ruhunuz okşanır. Düzenli aşk hayatı insanın yaşam kalitesini artırır. Platonik aşk,  sanıldığı gibi kalbi yormaz. Aksine kalbi rahatlatır. Ancak reddedilen aşk yani kırılmış olan bir kalp, adrenalin deşarjına neden olduğundan kalbimizi de beynimizi de rahatsız eder. Bu nedenle başarılı bir aşk hayatı kalp sağlığı için çok önemlidir. Mutlu yaşayabilmek için sağlıklı bir aşk hayatına ihtiyaç vardır. Bypass ameliyatından sonra insanların ömrünün uzadığı, yaşam standartlarının yükseldiği bugün bilimsel olarak ispatlanmıştır. Platonik aşk ayrı bir mutluluktur. Platonik aşıkta sevgiliye kavuşma yoktur. Dolayısı ile ikinci kalbimi ararken bir yanlışlık yapma riski olmadığı gibi kötü sonuçlanan fiziksel aşkımda görülen hayal kırıklığı yaşanmaz. Biz bu halk ozanlarında görürüz. Hep hayal ettikleri sevgiliyi düşünerek, hissederek, yaşarlar ama sevgiliye kavuşmak için özel bir çaba sarf etmezler. Mutluluk hormonları (Endorfin) her zaman yüksek olduğu için platonik aşk alışkanlık yapabilir. Belki de gerçek aşk platonik olan aşktır, çünkü hiçbir zaman ölmez. Güzel ve karşılıklı bir aşk, sağlam bir ilişki ve mutlu bir evlilik kalbin en iyi ilacıdır. Tıp dilinde ikincil korunma denen duruma en çok uyanlar aşık ya da seven, sevilen kişilerdir. Aşıklar, aşık oldukları kişiye iyi görünmek için kendilerine iyi bakarlar. Kilo almamak için yağlı, şekerli, unlu gıdalardan uzak duran aşıklar, spor yaparak formda kalmaya çalışırlar. Bütün bunlar, kalbe ilaç etkisi yapar.Yeni bir aşkı yaşamaya başlayan Antalya travestilerinden bir dostum aşkın halleri diye bir şiir yazmış.İşte aşk böyle bir şey insanı birden bire şair yapıyor.Aşkla kalın travesti İclal.

 Yürümek zamanı

Nihayet yine bir bahar ayına daha çıktık. Kuşlar, böcekler ve tabi ki sıcak hava bir harika. Ama kışın o soğuk ve puslu günlerinde hareketsiz kalmaktan hepimiz biraz uyuştuk, tembelleştik. Artık yürüyüş yapma zamanı kırlara çıkma zamanı geldi. Hadi o zaman tüm travesti dostlarım yaza hazırlanalım ve yürümeye başlayalım. Ama öyle sıradan bir yürüyüşe çıkmayalım hepiniz Ankara travestilerinden Hale’nin meditasyon dersinden öğrendiği gibi ahenkli ve nefes alış verişi doğru yaparak yürüyün. Eminim daha fazla faydasını göreceğiz. Şimdi yapmamız gerekenleri anlatıyorum mutlaka not alın.

Ortalama yirmi adım yürüyebileceğiniz bir yol veya düz bir alan seçerek yavaşça bir uçtan bir uca yürümeli sonra dönmeli ve tekrar yürümelisiniz. Yürürken bakışlarınızı kırk beş derecelik bir açıyla önünüze çevirin ve adımlarınızı sizi yerle birleştirdiği hissine odaklanarak atmalısınız. Normal meditasyonun da müzik sesini nasıl destek olarak kullandıysanız, burada da ayaklarınız ve vücudunuzda hissettiğiniz duyumsamaları destek amaçlı olarak kullanın. Yürürken ortaya çıkan her türlü duyguya dikkat edin. Her adımınızın içine girin. Siz yürüdükçe ayağınız kalkıyor, boşluktan geçiyor ve tekrar yerle temas ediyor gibi düşünmelisiniz. Başlarken, bir adımda burnunuzdan nefes alın ve diğer adımda yine burnunuzdan geri verin. Yirmi adımda gidip yirmi adımda geleceğiniz turunuzdaki döngüyü birkaç kez tekrarlayın. Daha sonraki turlarda iki adımda nefes alın, iki adımda verin. En son olarak dört adımda nefes alıp, dört adımda verecek şekilde devam edin. Kendinizi hafif sarhoş gibi hissettiğiniz anı yakaladıktan sonra artık bir adımda burnunuzdan alıp bir adımda burnunuzdan vermeye dönerek yürümeye devam edin. Tüm çalışma boyunca mutluluk duygusuna ‎odaklanın. Aldığınız nefeslerden sonra oluşan doyumu ve hazzı hissetmeye çalışın. Yürüme meditasyonunu sonlandırdıktan sonra bedensel rahatlamanın, iç huzurun ve düşüncede sessizleşmenizin farkına vararak size özel ortaya çıkabilecek duygularınız üzerinde çalışabilirsiniz. Yoga, meditasyon gibi faydalı şeyler ne yazık ki bizim Ülkemize biraz geç geldi ama biz hazır gelmişken bu bilgileri sağlıklı olmak için kullanalım ve sonra yazın tadını çıkarmaya hazır olalım. Sevgilerimle travesti İclal.

 

Şifa veren tek şey sevgidir

Nefesi Kalbinizden almayı denediniz mi hiç? Nefes hayattır, kalp de hayattır. Nefes alıp verirken enerjiyi dönüştürüyoruz. Ellerinizi kalbinizin üstüne koyun sonra da nefes alıp verirken gögüs hareketini hissetmeye çalışın. Sakinleştiğinizi fark edeceksiniz. Bu sakinlik dünyaya sevgi, huzur ve barış enerjisi yolluyor. Mücadele gerektiren bir duruma tepki vermeden önce bir aynadaki yansımanıza bakarak duygu ayarı yapın. Hiç kimse kendini zehirli bir tarzda hareket ederken görmek istemez. Size aptalca gelebilir ama bu düşüncenin sizi durdurmasına izin vermeyin. Kendimizi fazla ciddiye almak, negatif düşüncenin nedenlerinden biridir. Hayat ciddiye alınacak kadar uzun değil aslında siz de koy verin gitsin. Aman be dünyaya bir daha mı geleceğim diyen insanlara hayranım. Siz değerli travesti bireyler arasında bunu diyebileniniz var mı? Stres, daha sonra pişman olabileceğimiz tarzda davranmamıza yol açabilir. Sorunlu duygulara sahip olmak normaldir ve hislerinizi tanıyıp kabullenmek önemlidir. Yalnızca enerjiyi kendinize, başkalarına ve dünyaya bir “zehirli ok” gibi göndermemeye dikkat ediniz. Sizin için sorunlu olan duyguları tetikleyen biriyle karşılaştıysanız, sevdiğiniz birini düşünün ve size meydan okuyan kişinin siması yerine sevdiğiniz kişinin simasını koymaya çalışın. Örneğin, bir küçük yavru kedinin siması veya sevdiğiniz bir çiçeğin imgesi ile de çalışabilirsiniz. Herkesin mutlaka en sevdiği biri vardır. Kızdığınız kişinin yerine sevdiğiniz kişiyi koyunca sakın gidip boynuna sarılmaya kalkmayın ama olur mu? Yani olur mu olur mesela ben sevdiğim kişiyi düşününce bir hoş oldum hemencecik aman kontrolü elden bırakmayın. Bizler doğanın birer parçasıyız. Stres durumunda olduğumuzda doğanın temel unsurlarından toprak, hava, su ve ateş beslenmemiz kesilir ve gerçekten hastalanabiliriz. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin. Fırsatınız varsa bu yaz Bodrum travestileri, Muğla, Marmaris travestilerini ziyaret edin. Doğa yeniden hayata dönmenizi sağlayacaktır. Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlılara yayılır. Ağzınızdan çıkan her sözü önce tartın sonra söyleyin biliyorsunuz kırılan bir kalbin tamiri yoktur. Siz tamir ettiğinizi sanırsınız ama o hep kırıldığı yerden acır.Sevgilerimle travesti İclal.

Antioksidan yiyecekler

Antioksidan, son zamanlarda özellikle sağlıklı beslenme ile ilgili neredeyse tüm makale, diyet ve beslenme önerileri, televizyon programları ve gazete haberlerinde çok sık kullanılıyor. Vücudumuz tarafından üretildiği gibi dışarıdan gıda yoluyla da alınabiliyor. Dışarıdan gıda yoluyla alınan en önemli antioksidanlar A, C, E vitaminleri ve Selenyum’dur. Bu kimyasallar vücuda alındıklarında metabolik faaliyetler sonucu oluşan serbest radikallerin oluşumunu önler. Serbest radikallerin hücreye zarar vermesini engelleyen antioksidanlar böylece yaşlanmanın olumsuz etkilerini de geciktirici özelliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir gıdayı nasıl alırız diye soracak olursanız travesti İclal sizler için araştırdı. Okuyun ve öğrenin.

Cildin özellikle hoşlandığı antioksidanlardan biri likopen. Likopen en çok domateste ve domatesten elde edilen ürünlerde bulunuyor. Ayrıca karpuz, pembe greyfurt, kayısı ve kiraz da likopen açısından zengin meyveler arasında yer alıyor. Antioksidan deposu böğürtlenin yanına diğer kırmızı meyveleri de eklemek gerek; kırmızı üzüm, kızılcık, çilek, mürdüm eriği gibi.C vitamini bağ dokusunu ve kolajen yapımını hızlandırarak cildin genç kalmasını sağlıyor. Antioksidan özelliği sayesinde ışıltılı bir cilt vaat etmesinin yanı sıra cildi güneş hasarından da koruyor. Cilt, yaşlanma belirtilerinin gözlendiği en belirgin dokudur. Hücrelerin dış etkenlerden korunmasına destek olmak ve sağlıklı yaşamalarına devam edebilmelerini sağlamak için antioksidan içeriği yoğun besin takviyeleri kullanmak gerekli. Mesela Ankara, İzmir ve Konya’dan travesti dostlarımın çok sevdiği siyah çikolata yani diğer bir adıyla bitter çikolata ciltteki kan akışını düzenlemeye yardımcı çok güçlü bir antioksidan içeriğe sahip. Ceviz cildimiz için iyi bir nemlendirici. E vitamini fındık, ceviz, sıvı yağlarda bol miktarda bulunuyor. Yeşil çay güçlü bir antioksidan olan yeşil çay içerdiği polifenoller sayesinde cildi serbest radikallerden ve oksidatif hasardan koruyor. Bu özelliği ile güneşin zararlı etkilerini önlemeye yardımcı oluyor. Günde iki fincan yeşil çay tüketmeye özen gösterin. Gelelim güzel meyve nara, yüksek antioksidan içeriğiyle nar “süper besin” olarak da adlandırılıyor. Genişlemiş damarların görünümlerini azaltarak cildinizin daha sağlıklı görünmesini sağlıyor. Alfa lipoik asit ve luteinden zengin ıspanak, bu iki güçlü antioksidan bileşeni sayesinde cildi yaşlanmaya karşı büyük oranda koruyor. Yumurta bulabileceğiniz en iyi protein kaynağı. Güzelliğiniz için çok önemli olan biotin ve B12 vitaminlerini de içeriyor. Cilt sağlığı için çok önemli olan çinkodan da zengin. Ananas Cildin pul pul dökülmesini önleyen ananas bromelin içeriyor. Bu madde, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan kolajeni yeniliyor. Kısacası güzellik ve sağlık için bu gıdaları yeteri kadar tüketmemiz gerekiyor. Sağlıkla kalın dostlarım travesti iclal.

Bakmak ve görmek aynı değildir

Günümüzün insanlarının birçoğu ilişkilerinin ilk başlangıcında süslü kelimelerle konuşan ağzı kalabalık boş lakırtı yapan kimselere güvenerek tamiri zor durumlara düşerek büyük zararlar görüyorlar. Dış görünüşler her zaman bizi yanıltabilir. Bir kimsenin iyi veya kötü olduğunu, onunla konuşmadan, alışveriş yapıp, yolculuk yapmadan anlamamız mümkün değildir. Bazen çok önyargılı oluyorsun insanlara, olaylara karşı. Sonra hiç beklemediğin bir şey çıkıyor işin içinden.Ne demişler, “Görünüşe aldanma.” Çooook önemli bir söz. Görünüşe aldanırsan eğer, hayatına girmesine izin vermediğin insanların senin için ne kadar büyük kayıp olacağını bilemezsin. Ya da tam tersi, can ciğer kuzu sarması olacağın bir insanın sana ne kadar zarar verebileceğini de. Temkinli olacaksın. Ama insanlara ilk izlenime göre not vermeyeceksin. Onlara fırsat tanıyacaksın. Kendine de fırsat tanıyacaksın. Bu hayatta öğreneceğimiz daha o kadar çok şey var ki en başta da insanları tanıma sanatı geliyor. Öğrenmenin yaşı yok sevgili travesti dostlar eminim siz de hiç ummadığınız insanlar konusunda yanılğıya düşmüşsünüzdür. Öğrenmeyi, keşfetmeyi, merak etmeyi bıraktığın anda defteri kapat, git; daha iyi. “Dünyada nice insanlar vardır; altın para üzerindeki nakış gibidir, itibar görürler ama gerçek değerleri dış görünüşlerindedir. Arifler ise zaruret elbisesini giyinik yaşarlar. Şekli delil ve ölçü kabul edip her güzel görünende mânâ beklememek gerekir.  Bir şey güzel olabilir ama iyi ve yararlı olmayabilir.  Dünyada saçma sapan nice sözler herkesin ilgisini çeker ama sen akıllı isen ibretli ve hikmetli olanı seç. Görünüşe aldanma ki doğruyu görene adam derler.”Hiç kimse iyi bir ahlakı üstüne giyip gezemez o nedenle sadece dış görünüşe bakarak iyiliği ve kötülüğü ayırt edemeyiz. Keşke insanların içini gösteren bir makine icat etseler derdi Ankara travestisi bir dostum bizim yüzümüze gülenleri bu makineden geçirip ondan sonra değer verirdik. Aslında belki yakın gelecekte böyle bir makine icat olur ama biz o zamana kadar sadece yanılma yoluyla insanları seçeceğiz. Umarım çok fazla yanılmadan doğru insanlarla karşılaşırsınız. Sevgilerimle travesti İclal.

Sevgiden gelen sağlık

Başkalarından gelen negatif ve zehirli enerjilerin alıcısı olmanız gerekmez. Sevgiyle, almak istemediğiniz enerjiyi geri çevirebilirsiniz. Sevgiyle yanıt vermek ise bir saldırı pozisyonu almanızı ve daha çok negatif enerji yaratmanızı önleyecektir. Şifa veren tek şey sevgidir. Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlılara yayılır. Zihninizi olumlu sözcüklerle doldurun ki hayatınız da olumlu yönde açılıp genişlesin. Istırap çektiğini algıladığınız kişilere acımayınız; bu, onları yalnızca daha da derin bir ıstıraba sevk eder. İnsanları kendi ilahi ışıkları ve kusursuzlukları içinde gördüğünüzde, zorluklarıyla başa çıkmak için ihtiyaçları olan kuvveti onlara vermeye yardımcı olursunuz. Algılamanın gerçekliğinizi yarattığını unutmayın. Bizler doğanın birer parçasıyız. Stres durumunda olduğumuzda doğanın temel unsurlarından –toprak, hava, su ve ateş (güneşteki gibi)– beslenmemiz kesilir ve gerçekten hastalanabiliriz. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin. Suyun yaşam gücü acılarınızı yıkayıp götürebilir ve en basit faaliyetlerin bile şifa verici bir etkisi vardır. Ellerinizi yıkarken, duş alırken veya yağmur altında ıslanırken negatif enerjinin sizden uzaklaştığını ve ışığa dönüştüğünü hissedin. Size uygun rengi bulmaya çalışın. Bu sizi, size doğru yollanan zararlı enerjilerden koruyacaktır. Kısacası sadece severek pek çok kötü hastalıktan hatta kötü olaylardan kurtulmanız mümkün ama önce sen travesti kardeşim kendini sevmelisin. Kendini sevmeyi becerebildiğin gün, etrafına da sevgi dolu bakarsın. Nefes alıp vermek seni yeniden düşünmeye ve doğru kararı vermeye yönlendirecektir. Onun için en sinirli, anlarda dahi derin bir nefes almak için kendine vakit ayır, içinde ona kadar say ve kızdığın sinirlendiğin olayı tekrar düşün. Bak artık eskisi kadar seni kızdıramıyor çünkü sen sağlam ve yenilenmiş bir nefesle konuyu daha derinden analiz ettin. En stresli insanlar büyükşehirlerde yaşıyor. İstanbul, Ankara, İzmir travestileri stres konusunda küçük şehirlerde yaşayanlara göre daha şanssız ama sevgi yöntemi ile onlarda stresi azaltıp daha sağlıklı bir hayat sürebilirler. O kötü anlarda bile sevdiğiniz Birinin Yüzünü Düşünün, benim gibi kedi videosu bile aklınıza getirebilirsiniz yeter ki düşündüğünüz şey sizi mutlu edecek bir an olsun. Sevgiyle kalın travesti İclal.

Gülmek sana yakışıyor

Gülmenin pek çok hastalığa iyi geldiği hatta ömrü bile uzattığı söyleniyor. Öyleyse bolca gülecek mevzu bulmak şart oldu. Hayat acımasız ve savaşları bize sunsa da gülecek bir şeyler bulmaya çalışmalıyız. Uzmanlara göre gülen insanların kan akışı daha düzenli oluyor, bağışıklık seviyesi yükseliyor, kan şekeri düşüyor ve uykusuzluk problemi yaşamıyor. Daha sağlıklı hissetmek için güne gülümseyerek başlamak yeterli oluyor. Güldüğümüz zaman yüzümüzdeki ve vücudumuzdaki kaslarımızı esnetiriz, nabzımız ve tansiyonumuz artar. Daha hızlı nefes alıp veririz. Bu şekilde dokularımıza daha fazla oksijen göndeririz. Hayatınıza esprili insanlar sokun. Mesela beni sürekli gülümsetmeyi başaran travesti dostlarım var. Ne zaman kendimi kötü hissetsem soluğu onların yanında alıyorum. Hatta bazen Ankara travestilerine gitmeyi bile göze alıyorum yeter ki ruhum düzelsin yüzüm gülsün. Psikolojinin gülmenin faydalarına odaklanmasının mazisi Norman Cousin’ın, ’Bir Hastalığın Anatomisi’ adlı hatıralarına dayanıyor. Eziyetli bir omurga hastalığı olan ankilozan spondilit teşhisi konan Cousin, komedi filmlerinden oluşan bir kürün kendisini daha iyi hissettirdiğini bulmuş. On dakika gülmenin, iki saatlik ağrısız bir uyku çekmesine izin verdiğini söyleyen Cousin, hiçbir koşulda gülmeyi unutmadığını belirtmiştir. Uyku uyuyamayanlar, stresli olanlar sadece gülmeyi deneyin. Kahkaha atmak değil minicik bir gülümse bile sizi iyi hissettirmeye yetecektir. Kimin yanında yüzünüz gülüyorsa her zaman onun yanında olmanın bir yolunu bulmalısınız. Bu konuda yapılan çalışmalar, mizahı kullanma becerisinin vücuttaki enfeksiyonla savaşan antikor düzeyini yükseltebileceğini ve bağışıklık hücrelerinin seviyesini de artırabileceğini gösteriyor. İnsanlara komedi veya dram türünde filmler izletildiğinde bunun damarlar üzerindeki etkileri izlendi. Gösterimden sonra komedi izleyen grubun damarları kolaylıkla daralıp genişleyerek normal bir şekilde hareket ederken dram izleyen insanlardaki damarlar kan akışını kısıtlayacak şekilde gerilme eğilimi gösterdi. Her zaman komedi filmi izleyin demiyorum size tabi ki yeri geldiğinde korku ve gerilim filmleri de izleyelim ama hayatımızı gerilim filmine çeviren insanlardan uzak duralım. Gülmek her insana en yakışan şeydir ve inan sana da çok yakışıyor. Hadi artık gülümse. Gülmekten korkma. Sevgilerimle travesti iclal.

Akıllı telefonlardaki tehlike

Hepimizin ayrılmaz parçası olan, elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonların sağlık açısından pek çok kötü etkileri bulunmaktadır.

Akıllı telefonlar, başparmağın çok fazla kullanılmasına ve bu da sinir sıkışmalarına, ortopedik sorunlara neden oluyor. Teknolojinin sağlığımızdaki olumsuz etkilerinden biri de, akıllı telefonların yaygınlaşması ile başparmağın çok kullanılmasından doğan sinir sıkışması sorunu. Ellerinizi aşağı doğru bir süre sarkıtın hemen uyuştuğuna şahit olacaksınız. Bu rahatsızlık nedeniyle ameliyat olmak zorunda kalan travesti bireyler oldu. Kullanıcı sayısının ve kullanım süresinin her geçen gün arttığı akıllı telefonların insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belirten uzmanlar son yirmi yılda toplumun büyük çoğunluğu cep telefonlarını ve giderek yaygınlaşan akıllı telefonları kullanıyor. Kullanıcıların önemli bir kısmı da internet gereksinimini bu yolla karşılıyor. Telefonların işlevsel ve ergonomik yapısı gereği de bütün iş neredeyse başparmaklara düşüyor diyorlar. Cep telefonlarında, mesaj yazma, son dönemdeki popüler haberleşme sistemlerini kullanma, menüler ve internette gezinme gibi sayısız işlemin başparmağın kullanılması yoluyla yapıldığını biliyoruz. Başparmağın çok fazla hareket etmesi ve kullanımının, bu parmağı hareket ettiren tendonlar arasında bulunan sinirde sıkışma meydana getiriyor. Akıllı telefonlar sayesinde yakın gelecekte en önemli sağlık sorunlarından birisi olmaya aday olan bu sıkışma özellikle büyük şehirlerde Antalya, Ankara, İstanbul travestilerinde daha fazla görülüyor. Sanırım büyükşehirlerin stresli ortamı insanın cep telefonuyla daha fazla ilgilenmesine neden oluyor. Daha önce yapılan araştırmalarda, akıllı telefonların beyin tümörleri, boyun fıtığı, boyunda düzleşme hastalıklarıyla ilişkili olduğu açıklanmıştı. Araştırmalar, akıllı telefonları çok fazla kullananlarda sinirde büyüme, başparmakta ağrı ve elin sıkma gücünde zayıflama olduğunu gösteriyor. Başlarda önemsenmeyen bu rahatsızlık, alışkanlığın devam etmesi ve tedavi edilmemesi halinde ileride daha ciddi sorunlara yol açabilir. Bu teknoloji bağımlılığı sağlığımızı tehdit ederken akıllı telefonlardan da vazgeçemiyoruz. Bakalım daha neler duyacağız bu konuda her geçen gün radyasyon yaydıkları için zehirlenmeye devam ediyoruz. Kablosuz internette aynı şekilde radyasyon yayıyor ve bizler artık korunma yolarını bulamıyoruz. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali telefonsuz yapamayacağımıza göre sanırım eski modellere dönüş yapmamız gerekecek. Ama şimdilik tadını çıkaralım. Sevgilerimle travesti iclal.

Eline bir silgi al

Gel eline bir silgi al ve yeni başlayan güne önce bildiklerini silmekle başla diyor büyük düşünür Şems-i Tebrizi çünkü bildiklerinin çoğu hatalı ve yanlı ve sen onları silmedikçe üstüne yeni ve doğru olanları ekleyemiyorsun. Dedikodu yapmak bütün kötü enerjiyi kişinin üstüne çeker. Önyargılarından, genellemelerinden zannettiklerinden kurtulmak için bu sabah ya hepsini bir çuvala doldurup denize at ya da al eline bir silgi silmeye başla. Ne çok birikmiş değil mi? Yanlış yapıyor diye arkasından konuştuğun ya da konuşanları dinlediğin için birsi hakkında yanlış bilgilere sahip olduysan artık o kişi senin için ne yapsa boş ağzıyla kuş tutsa sende ki kötü imajı yıkması mümkün görünmüyor. Sadece anılarını sildiğinde onun için güzel duygular besleyebilirsin. Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın. Ems-i Tebrizi’nin hayat hikayesini kendine dustür edinen Antalya travestilerinden bir birey bu konularda beni de biraz aydınlattı. Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Hiçbir konuda emin olma. Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da bulunduğum duruma, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler, sabun köpüğünden ibarettir. Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma. Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy. Açık bir kapı bırak daima… Ne kadar bilsen de, hiçbir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma. Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden, bilgi her zaman doğru yolu göstermez yanılma payı hata payı mutlaka vardır. Siz değerli travesti bireylerin de en sevdiğim yanı budur kimse hakkında önyargıyla karar vermezsiniz. “Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla…” bu sözün altına imza atarım ne kadar doğru değil mi? Hatalardan ve yanlış anlamalardan doğan kavgalar, savaşlar, ölümler artık bıktırdı bizi. Bırakın kim ne demişse demiş belki o çoktan pişman söylediklerinden ama hala dolaşıyor o sözler etrafta pervasızca. Ben sadece herkesin bu dünyada biriktirdiği iyiliklerle anılmasını istiyorum. Sevgilerimle travesti İclal.